Anasayfa Divan-ı Kebir'den Notlar Yusuf Aşıklara Neden Bedavadır?
Yusuf Aşıklara Neden Bedavadır? PDF Yazdır E-posta
Yazar Tamer Hafif   
Pazartesi, 12 Ekim 2009 18:22

Alemin güzelliğini görmek isteyene, Yusuf'u görmek kafi gelir. Güzellik cemal ise, aşk da celal olsa gerekir. Aşk, sevgiliden gayrı ne varsa yakar, kül eder.


Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz

Köle niyetine satıldığı pazarda Yusuf'u görenler Yusuf'un fiyatını sorarlar. Tüccar herkese Yusuf'un fiyatını söyler. Pazara çıkıp Yusuf'a talip olanların arasında bir de âşık vardır. Âşık fiyat sorunca tüccar, "Âşıklara bedava" cevabını verir. Yusuf, Âşık'a neden bedavadır? Bu gerçekten ilgi çekici bir soru.

İktisat teorisinin zaviyesinden bakma gafletinde bulunursak talep ile fiyat doğru orantılıdır, talep arttıkça fiyat da artar. Lakin âşık'ta talep zirveye çıkmış iken acaba fiyat neden sıfıra inivermiştir?

 

Yusuf dile gelince akla güzellik; güzellik dile gelince de akla yüz geliyor. Ondan ki güzel yüzlülere Yusuf yüzlü de demişizdir. Öyle ki Yusuf, güzellik ve (güzel)yüz, neredeyse eş anlamlı olmuştur. Cenab-ı Hakk, insanın yüzünü kendi suretinde yaratmıştır. Burada kendi suretinde demektense kendi cemalinde demek belki de daha doğru olacak. Cemal güzellikle ilgili bir sıfat. Derli toplu, düzgün, biçimli olmayı ifade ediyor. Aynı kökten gelen cümle, derli toplu, düzgün kelimeler topluluğu demek. İşte insan yüzü, bu güzelliğin toplandığı, cem olduğu mekan. Yüzümüz, adeta bizim özümüz. Bizi tanıtan yönümüz. Aynı bedene sahip olsak ama yüzümüz olmasa, şüphesiz varlık mertebemize şaibe düşecek, insanlığımız şaibeli hale gelecektir.

 

Hak Teala bilinmeyi istedi, insanı halk etti. İnsanı kendi cemalinde halk etti. Öyleyse insandaki güzelliği gören, yüzdeki güzelliği seyreden, Hakkı bilme yolunda önemli bir adım atmış olur. Cennette ayın ondördü gibi Cemalullah'ı seyredeceğimiz rivayet ediliyor. Hakk'ın bilinmek istemesi, biraz da seyredilmek istemesi anlamına geliyor. İnsan da böyledir. Biz, güzeli seyretmekten zevk aldığımız gibi, güzel de sanki seyredilmekten hoşlanmaktadır. İnsan, en azından anne babasında hayranlık uyandırır. Hiç kimse olmasa bile anne babası bir insanı hayran hayran seyreder, ona seyredilmenin hazzını yaşatır. Öyleyse her insan güzeldir, zira yüz sahibidir. İşte şimdi, yukarıdaki paragrafta yer alan Yusuf, güzellik ve (güzel)yüz, neredeyse eşanlamlıdır cümlesindeki yüzün önündeki güzel sıfatını kaldırabiliriz.

 

Yusuf, Allah'ın cemalini temsil eder. Nasıl insanın güzelliği yüzünde cem edilmişse, alemin güzelliği de adeta Yusuf'ta toplanmıştır. Bu nedenle, Yusuf adeta alemin yüzü olmuştur. Alemin güzelliğini görmek isteyene, Yusuf'u görmek kafi gelir. Güzellik cemal ise, aşk da celal olsa gerekir. Aşk, sevgiliden gayrı ne varsa yakar, kül eder. Aşık, Kenan'da kaybettiği Yusuf'u bulur ama Kenan'ı bulamaz. Yusuf bir insan, o bulunur da koca Kenan ili nasıl görünmez, bulunmaz olur. Çünkü Yusuf'un güzelliği Aşık'ın gözüne başka şeyleri görünmez etmiştir. Şu da söylenebilir: Aşık'ın aşkı Yusuf dışında ne varsa yakmış, Kenan ilinin bir kıymeti, değeri kalmamıştır. Hatta Mecnun örneğinde olduğu gibi aşk, bazen sevgiliyi, Leyla'yı da yakıp kül eder. Kerkük Türküsü ne güzel:

 

Yüreğime ateş düştü

 İçinde yar da yandı

 Üzerine su serptim ateş sönsün

 Serptiğim su da yandı.

Kenan'ın ve Kenan'da bulunanların bir değeri kalmayınca, ortada bir hesap kitap da kalmaz. İşte o zaman Yusuf, Aşık'a bedava olur.

Bir Zen hikâyesi ok yarışmasını anlatır. Hedef rüzgârgülüne asılı bir balık resmidir. Ancak hava öylesine rüzgârlıdır ki balığı sabit yakalamak mümkün değildir. Yarışmanın birincisine "balığı nasıl vurdun?" diye sorarlar. Adam şöyle cevap verir: "Balıktan başka vuracak bir şey mi vardı, ben balıktan başka bir şey görmedim ki, her şey, her yer balıktı, oku nereye atsam balığı vuracaktım." İşte, Yusuf'un fiyatını soran Âşık'ın hikâyesi de böyle. Yusuf'tan başka, hiçbir şey görünmez olmuş, Yusuf'tan başka hiçbir şeyin kıymeti kalmamış. Yusuf'tan başka bir şeyi yokmuş ki, Yusuf'a karşılık bir fiyat söylensin. Tüccar da hikmetli adammış, pazarlığa girişip, boş yere kendini yormamış. Eh, Yusuf satmak kolay iş mi?

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar  

 
#1 hidayet 2009-10-14 17:30 hamaylı boynundatım, orda değil burdayım, düşünme yanındayım, aç gözün karşındayım. aşk trenine binmişsen şehvet, servet, şöhret… duraklarında da inmemişsen trenden korkma seni mevlaya götürür. Alıntı
 

Yorum ekle

Yapılan yorumlarla ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.

Güvenlik kodu
Yenile

KÖŞE YAZARLARI

İsmail Şahin
İsmail Şahin
Ekrem Özdemir
Ekrem Özdemir
Tamer Hafif
Tamer Hafif
Mesut Doğan
Mesut Doğan
Sait Mermer
Sait Mermer
Atilla Aktaş
Atilla Aktaş
Aziz Kemal NAFİ
Aziz Kemal NAFİ