Eşyanın Hakikati PDF Yazdır E-posta

Meşhur peygamber duasıdır: "Rabbim bana eşyanın hakikatini göster." Bu hadis üzerine "demek ki eşya göründüğü gibi değil" der Mevlana. Ortada ayan beyan bir yanılgı var. Söz konusu yanılgı benden yani algılayan özneden mi kaynaklanıyor yoksa algılanan nesneden mi kaynaklanıyor? Başka bir ifade ile ben hayal mi görüyorum yoksa eşya beni kandırıyor mu?

Bu sorulara felsefe tarihinde verilmiş muhtelif cevaplar var. Ben kendi orijinal olmayan cevabımı verip başa dönerek orijinal bir soru peşindeyim. Önce, orijinal olmayan kendi cevabım şu:

"Algı yanılsaması her iki taraftan kaynaklanıyor. Nesne aslını göstermeyip beni kandırırken ben bu izharı olduğu gibi almayıp hayal hanemde kendi istediğim şekle büründürerek ben de onu kandırıyorum. Böylece algının yegâne muhatabı olan özne ve nesne olarak karşılıklı birbirimizi kandırıp duruyoruz."

Şimdi orijinal sorumu sormak için başa dönüyorum. Eşya göründüğü gibi olsa yani her şeyin gerçekliği ile hakikati arasında hiçbir fark olmasa bir peygamber duası olabilirmiydi?

 Eşyanın hakikati ortada ve ben görüyorum. Bu öyle bir "ben görüyorum ve gördüğüm şey ile hakikati aynı" durumu ki sıfır derinlik söz konusu. Benzeri durumlarla şu yanılsama âleminde(yani eşyanın hakikatinin gizli olduğu yaşamda) karşılaşsak sığ basit yüzeysel diye küçük görür burun kıvırırız. Doğal olarak son derece değersiz bulduğumuz bu yüzeysellik en ufak bir alaka da uyandırmayacağından ilgi alanımıza asla konu olmaz. İşte asıl can alıcı kısmı da burası. Merak ve ilgime(eski dilde tecessüs) konu olacak hiçbir saklı derinlik, asıl anlam, hakikat gibi görünenin(algılananın) ötesi bir durum olamayacaktır. Her şeyin apaçık, ayan beyan olduğu bir âlem mutlak cevaptır. Olası bütün soruları gereksiz bırakan bir mutlak cevap. Tüm cevapları peşinen verilmiş bir âlem adına yaşam denemeyecek kadar sıkıcı olurdu.

Yaşadığımız âlemde, soruya verilen her cevap sınırsızca çoğaltılabilecek sayıda soru ihtiva eder. Verdiğin cevaplarla anlayabildiğin her konu anlayamadığın sürüyle konuya mal olan sorulara sebep olur. Hakikate ulaşmak için atılan her adımda farkına varmaksızın aslında hakikatten uzaklaşılır. Zira her cevap binlerce soruya gebedir. Bana sorarsanız hakikatten uzaklaşmak da o kadar kötü bir şey sayılmamalıdır. Çünkü hakikat kendisinden uzaklaşıldıkça kıymeti artan bir şeydir. Elinizin altındaki hakikatin hiçbir cazibesi yoktur.

Soru olgusu bizzat yaşamın ya da diriliğin tahrikçisidir. Sırf cevaptan ibaret bir evren hayatın asal değerlerinden yoksun olurdu.

 

Yorumlar  

 
#8 SELMAN ZOR 18-10-2011 14:16
daha nice tevbe itmezsin çelebi?ceddin buyuruyor benden söylemesi.51 kere tevhid kelimesi.sonra süreyya ya dönmesi..allahumme erina aleşyayi ke mahiye duası temizlenenler içün.eşyanın mahiyeti ve ilkeler ilmi aynı matematik kapusunda .gul ol gapusunda.
Alıntı
 
 
#7 MUHAMMET HAKİKATLİ 15-10-2011 15:36
EVET ARTIK AÇILAN SAYFALAR DERKİ ARTIK DEVİR KIYAMETE GİDİYOR SENİ UYARIYOR DİYORKİ BAK HAKİKAT GÖRÜNDÜ VE SESLENDİ VE SONRA SİYECEKKİ BAK BAK HAKİKAT SENİ SORGULASIO
Alıntı
 
 
#6 MUHAMMET HAKİKATLİ 15-10-2011 15:33
EVET YERE BAKIN YERİN ALTINDAKİ KETENE BAKIN VE BİLİNKİ HERŞEY HAKİKAT DİYE YER ALIR VE HER ŞEY KENDİ ADIYLA HAKİKATE DÖNER VE O ŞEKİLDE HAK DER KALKIN HEYACANLANIR BİR ŞEYE HAKİKAT DİYE BAKIN VE GÖRÜN
Alıntı
 
 
#5 MUHAMMET HAKİKATLİ 15-10-2011 15:30
EVET HAKİKAT İNSANA HEM YAKIN GÖZÜKÜR HEMDE İNSANA AÇILIR DERKİ HER ŞEY ALLAHTANSIR EVET BİLKİ GÖRKİ HERŞEY HAKİKAT İLE ÇALIŞİIOR
Alıntı
 
 
#4 selman zor 07-10-2011 17:08
evet sırf civab ilen yaşanmaz yaşamaya mahkum olanlar haricinde.süreyyada cevabı var lakin gidebilirsen.gidenler oldu bir daha dünmek istemed,iler.sende gelin mi.evetse derhal tevbe et efendimiz buyurdu önce tevbe 51 kire kelimeyi tevhid.qabul edersen temizlenirsin ögrenirsin.etmezsen ruhun tevbesiz kalır hafifce.
Alıntı
 
 
#3 selman zor 07-10-2011 17:01
eşyanın haqiqatini bilenler bilmeyenlere anlatabilir mi.ben ögrendim seadet sahibi mi oldum.her şeyimi yitirdikten sonra her şeyi ögrendim amma amması var.bir derman da ben oldum.amma doktor olamadım her suale cevap var ama cevaba ihtiyaç yok cevabın gendisioldum.guenon neden gorgardı bildin mi ölmekten degilölememekten .üstadım accelallhu ferecehuu buyurdu onun her cümlesini altı ayda fehmedemezsin.elhak işyanın hagigati guenonda tebellür itti. mısırda fena yorganına girdi cahil bir gadının aşıknda sırlandı.4 çocuğu onu anladı mı acep. yada arzda onu gim anladı. ondan haber ver.aradan60 yıl geçti en sonunda .dermanı sevenleri müridler bile anlamadıda bir garib herif anadı.
Alıntı
 
 
#2 CENANI 11-05-2011 20:32
Hakikat sadece başlıkta var. Anlatılanların eşyanın hakikatini anlatan bir tarafı yok...
Alıntı
 
 
#1 compela 31-08-2010 16:17
yazılan yazıların eşyanın hakikati ile hiç alakası yok. eşyanın hakikati sır ehline mahsustur.. söylenmez.. mesela ben biliyorum ama söylesem insanlar deli der... anlatabildimmi?
Alıntı
 

Yorum ekle

Yapılan yorumlarla ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.

Güvenlik kodu
Yenile