| Mukabele (Şiir)- Mecid SADIK |
|
|
|
|
Bazı soruların ne kadar acıtıyor yavrum düşecek gerçeği tükenen yüreğine doğru koşmaların, bu dürülmüş gökyüzü altında elbet çıkış yeri açacak uzak vakitlere uzanan başını ancak eliyle sürüyen sabahların, her kapıyı aynı ümitle çalmaların uyuyup kalmaların her uyanışta gece biter Allah'ın eli kalkar diye korkmaların bilsen ne ölümler hazneliyor bildiğin cevapları toyluk sormaların.
günlerimiz sıkışıp sessizce ağlamadan güneşler dolunmadan dudaklarımız arasında dokunduğumuz kelimeden hüzün sığındığımız geceden kahır yönümüz kovulmadan vakumlu bağrımızda çıkardım esirgenen ve bağışlanan gençliğim; "Yarına yer yok yavrum Yarına yer kalmasın hayatımda" öyle daraldım ki zamana yorulmaktan uzun nöbetler ardında sevinçlerim kaldıraç arıyorum taşıdığım varlığa.
dünyaya kapalı yerlerim çağırır, bundandır gülmekte zorlanışım bundandır ürkek rüyalar karışır sözlerimin arasına, bir zaman gelecek artık zaman kalmayacak insan daha ne bekleyebilir korkularından korkularını sevmekten başka. Hadi anlat. Sana bir sözüm vardı hazır mısın denizin kesildiği yerden akmaya?
beni kör bıraktın ay ışığında ergenlik duruşunla yüzümü çaldın yaşanacak neyim varsa fütursuz bakışım kürekleştibakışlar toğrağında; ey güllerde kumsallaşan mevsimin beşareti ey ölümleri nakışlayan bahçıvan! sana duyarlandım bütün aşklarımı yaktım huzurunda. Ruhuma kapaklanan o büyütülmüş yalnızlığın tuttum ve öptüm damarından; gitmek yok artık gitmek ağırısı dindi saçlarımın.
Beni bugün şehre ve şüpheye kapalı sözlerim çağırır inandığım kelimelerle konuşmaktayım omuzlarımda büyük daha büyük şehrler vardır. Adı yok bir vakittir uyuduğum niyedir alınmaz olduysa vardiklerim alışılmış yalanlara borcum kalmadı demek yanşıl sorulara verilecek cevabım yok. Tadı lâşelikle meşhur damaklara şöhreti ebnâ-i beşer sofrasına girmemiş taze bir nefesim vardı rengini seçmediğim, henüz yarılmak makamına uzak dilime dolanan sonsuz bir şarkıdır şimdi taşları gövdeme ayrlamak kaderimin yanına varmak üzereyim.
|