| Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapan Adam; Ahmet Uluçay |
|
|
|
| Yazar Şenler YILDIZ |
| Perşembe, 03 Aralık 2009 12:53 |
|
"Sinema şehirli uğraşıdır, teknik bir iştir, entelektüel olmayı gerektirir." Bunları 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak' filmi gösterime girdiğinde, Yeşilçam'ın gedikli yönetmeni Yusuf Kurçenli, Ahmet Uluçay'ın yani bu köydeki adamın filmini tam da bu noktada enteresan bulduğunu ve hayretle karşıladığını dilini zorlaya zorlaya söyleyivermişti. Bende bu feylesof kılıklı yönetmenin, aynı yıllarda yaptığı dramaturjinin en primitif örneklerinden olan 'Gönderilmemiş Mektupları'nı sinema diye kakalamasını aynı hayret duygusuyla karşılamıştım. Ahmet Uluçay üniversitelere konuk olduğunuzda, aşk kabızlıklarını çekmekten başka söyleyecek sözleri olmayan (hani onu da temelsiz, köksüz söyleyen) yönetmenler kadar ilgi görmediniz. Siyaset Meydanında mikrofon sizin elinizdeyken sözüm ona yönetmen tayfası (kılavuzu karga olanın, burnu cinnetten kurtulmazmış) tarafından öyle gönül indirilmişte dinleniyormuş havalarına maruz kaldınız. O şehirli lümpenlerin, grotesk bir iştahla sarıldıkları kameralarından başka oyuncakları yoktu. Boş ver gitsindi zaten. Herkesin hayatı kendine; ama Ahmet Uluçay sen, hayatını kozmosa dönüştürendin. Sanatçı içindeki çocuğu öldürmemeli, diyordunuz ya o çocuğun neyle beslendiğiyle açığa çıkıyordu; buğday nerde yetişir, nar nasıl yenilir, deniz görmemiş bir çocuk niye gemi yapmak ister? Çünkü senin ilkokula giderken İnegöl işi ceviz çantanın içine gün doğuyor, ortasından ekvator geçiyor ve masmavi gökyüzünde çantanın güneyden kuzeye göçmen kuşlar uçuyordu. Çünkü sen vizörün arkasındayken bir elinde közde pişmiş sıcacık patatesini tutuyor, kendini beslemeye devam ediyordun. Çünkü sen, nohut ve fasulyeden abaküsü olan tüm çocukların hayata duyduğu o katıksız inancı nasıl olmuşsa bir yerlerde sarıp sarmalamış ta bu zamana dek getirmiştin. Çünkü senin doğduğun büyüdüğün yerlerden (Hakan Albayrak'ın kulakları çınlasın) yük trenleri geçiyordu.
Ahmet Uluçay, bir bayram günü takdir'i ilahiye kavuştun, cenazen toprağa 2009 yılının 2 Aralık tarihinde ikindi namazına müteakip doğup büyüdüğün ve askerlik dışında tüm ömrünü geçirdiğin Kütahya'nın Tavşanlı İlçesinin Tepecik Köyündeki mezarlığa defnedildiğinde, 'Bozkırda Deniz Kabuğu' filmin yarıda kalmış gam değil. Karpuz kabuğundan gemiler yapmış bir adamın ruhu, tüm bu hay huydan daha bereketli olacak. 'Gımıldak' dediğin sinemanı yaptığında, ne çok gencinde kalbinde gımıldaklar oynattın, bunu en iyi sen biliyordun. Belki şuan belki çeyrek asır sonra bu ruh, bir başka ruha çarpacak ve oradan sahici, samimi bir damar bulacak. Ve o damar akacak, akacak... Bundan iyi hayır hasenat, bundan iyi hayat mı olur! Ha bir de biz karanlıkta birbirini fenersiz bulan zenci annenin çocuklarıyız illaki buluşacağız, demiştiniz ya o gün bugündür bu söze duyduğumuz imanı hala koruyoruz.
BİYOGRAFİSİ Ahmet Uluçay, 1954 yılında Kütahya'da doğdu ve sinemayla 1960 yılında, ilkokul sıralarındayken köye gelen bir seyyar sinemacı sayesinde tanıştı ve daha 12 yaşındayken arkadaşı İsmail Mutlu ile sinema makinesi yapmak için yola koyuldu.
- Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak 2001- Eylül YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER
|
|
Türkiye Devrimini Tamamladı, Evrimini Yaşıyor |
| İsmail Şahin | |
|
Latife |
| Ekrem Özdemir | |
|
Bal ve İktidar |
| Tamer Hafif | |
|
Mağara ve Keşik |
| Mesut Doğan | |
|
Tenzih |
| Sait Mermer | |
|
Yoksunluk |
| Atilla Aktaş | |
|
Dostun Ölümü |
| Aziz Kemal NAFİ | |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.