Belki fazladan bir alkış.

 

 

 

Daha Önemli İşlerim Var

Birsen Aslantaş

 

Neymiş efendim?

Dünyayı ne kurtarırmış, kim kurtarırmış?

Bana ne?

 

Daha önemli işlerim var benim.

Çiçeklerimi henüz sulamadım.

 

Sokak hayvanlarına yemek vermedim.

Annemi aramadım daha;

hâlini, hatırını sormadım.

İlaçlarını aldı mı, kahvaltısını yaptı mı bilmiyorum.

Gece ağrıları çok oldu mu, rahat uyuyabildi mi?

 

İnsan, bazen başkasını kendinden çok düşünür.

 

Çok işim var benim.

Spora gideceğim;

yürüyüş  yapacak yer yok. Şehri betona boğanlara ağız dolusu küfür edeceğim.

İçimden.

Hiç kimse duymayacak. Belki ben de kulaklarımı kapatırım.

 

Sabahın erken saatlerinde, şehrin sokaklarını temizleyen işçiye gülümseyeceğim.

“Vay arkadaş,” diyeceğim.

“Keşke bizi yönetenler senin kadar işine sadık,

senin kadar özveriyle, sessizce çalışan insanlar olsaydı.

Ve tertemiz bir hatıra bıraksalardı arkalarında;

daha sonra o yolu kullanacak olanlara.”

Diyeceğim.

İçimden.

Hiç kimse duymayacak.

 

Dünyayı kurtarmaktan daha önemli işlerim var.

 

İşe gidip bana küçümseyen gözlerle bakan insanların arasından,

onlara aldırmadan geçip masama oturacağım.

Raif Efendi gibiyim iş yerinde;

sessiz, görünmez, kimsenin eksikliğini fark etmediği, bir gölge gibi.

Akaki Akakiyeviç gelebilir sonra;

düğmesi kopuk paltosuyla,

dünyaya biraz fazla ince,

biraz fazla kırılgan bakan o adam.

Haa! Bir de kendisine Andreas Tangen diyen,

ama gerçek adını bilmediğimiz,

yazar olduğunu iddia eden biri de gelir belki.

Kaç gündür boğazından lokma geçmemiş; öyle duydum.

Birlikte yemek yeriz.

 

Haberi yok ama para biriktiriyorum.

Akaki Akakiyeviç’e bir palto alacağım.

Soğuktan ölmesin diye.

Çünkü bazı insanlar dünyayı değil,

sadece soğuğu yenmeye çalışır.

Ve bazen bu yeterlidir.

 

Şimdi sen,

“Bunlar nereden çıktı, kim bunlar?” dersin.

Sen bilmezsin bunları.

Boşuna kafanı yorma.

Senin derdin dünyayı kurtarmak.

Benim öyle bir derdim yok.

O yüzden tanıyorum bu sessiz kalabalığı.

 

Ooofff…

Sosyal medyamı da açmadım daha.

Beğenilmek, görülmek için çırpınan insanlara

bir like bırakacağım.

Belki fazladan bir alkış.

Daha mutlu olsunlar diye.

 

Neymiş?

Dünyayı kurtarmakmış.

Boş versene.

Benim daha önemli işlerim var.

Kış günü, hava soğuk.

Annesiz bir çocuğun yüreğine güneş bırakmaya gideceğim.

Üşüdüğünde çıkarıp sarılsın diye.

Belki biraz umut da bırakırım yanına.

Lazım olur.

Gelecek için.

 

Kim bilir,

kestiğiniz ağaçların yerine ağaçlar dikilir.

Kuşlar da döner.

Unutmadan…

Birkaç kişiye selam vermem lazım.

O da unutuluyor çünkü.

 

Of…

Yine çok işim var bugün.

Bir sokak satıcısından çiçek alırım.

Anneme uğrarsam götürürüm.

Hediye ederim.

İyi hisseder kendini.

 

Seni kirlettiğimiz için çok üzgünüm.

Çok üzgünüm.