
"Kendini benim yerime koy" demek kadar aptalca bir beklenti olabilir mi?
Cemil Meriç, insanı bütünüyle tanımaya çalışıyordu. Bir insanı bütünüyle tanıyan bütün insanlığı tanır çünkü. Meriç'i anlıyorum giderek.
İnsan işte, ortalama 65-70 kilodur. Terler, uyur, acıkır, azgınlık yapar, haddi aşar, sürekli ilgi görmek ister. Ister, sürekli. Bencildir, vermeden almak ister. Asla tatmin olmaz. Hayatı güzelleştiren ve sevmesini sağlayan da bu tatminsizliktir. Bu açlık, bu ihtiras...
"Yaşamak bir sanrı değilse öç alınmak gerek." diyen şair haklı galiba. Sonbaharda bu dizenin aklıma çokça gelişi neden?
Sonbaharı seviyorum, daraltıyor, sıkıyor beni. Hüzün, en verimli duygulardan biridir çünkü. Kurtulmak için çırpınırsın.
Ama ilkbaharı daha çok seviyorum. Toprakla birlikte insan vücudunun da yeniden doğuşu hoşuma gidiyor. Yeniden dinliyor insan sanki.
Dikkat ettim, sonbaharda hayat açıklanamıyor. Bir muammaya dönüşüyor. Kısır bir döngü.
Hayatı ne zaman olduğu gibi kabulleneceksin? Bunu yapmalı mıyım? Çarpıntısız dakikam olmasın istiyorsun.
"Mutsuz insanlar fiziksel özelliklerini yüceltir" diyor Nevzat Tarhan.
İnsanların mutsuzluk nedenleri üzerine konuşanlar genelde en mutsuz kişilerdir. Nevzat Tarhan mutlu bir adam mı acaba?
Hayatın seni sadece mutlu etmesini beklemek en büyük nankörlük. Mutluluk birçok acının bir araya gelmesiyle oluşan bir durum. Hatta senin mutlu olabilmen için başkalarının mutsuz olması gerekiyor çoğu zaman.
Bunu biliyorsun değil mi?
Empati yeteneğim zayıftır. Zaten empatiyi de modern bir hastalık olarak görüyorum. Bir insan kendini başka bir insanın yerine koyamaz. "Kendini benim yerime koy" demek kadar aptalca bir beklenti olabilir mi?
Yazmak, çıplak ruhumun bir aynası. Orada ne varsa onu döküyorum kelimelere. Konuşurken daha dikkatliyim. Hemen tepki vermiyorum.
Önü açık, boş bir banka oturuyorum. Bu boş bankı görünce Kim Ki Duk'un Boş Ev filmini hatırlıyorum. Ruhumuz anahtarının açılmasını bekleyen boş bir ev gibi...
Birazdan güneş batacak gözümün önünde... Gün başlıyor mu, bitiyor mu?
Ahmet Haşim'in Müslüman saatine göre yeni gün başlıyor. Hristiyan Avrupa'nın saatine göre gün bitiyor.
Bu ülkede yaşayan bir insanın mutlu olma imkanı yok gibi geliyor bana. Güneşin batışı bile kafamda iki farklı zaman dilimi çağrıştırıyor....
