kabuğu kırıldı siyahın

hayasız bir gölgem düştü halıya

yıkacağım bu köşkleri

masallar da olmasa

ah bu kırık sandalyeler

terkeder ya salonları

seccadeler yüzümü hırpalıyor

her akşam yeni bir düşmandır odam

duvarlarım yandıkça

ateşten bir gece bekliyor dilim



şahlanmış kelebek ayini

en mahrem dedildir sedefteki inciye



bir lamba kadar cesur

karanlığa meydan okumak

ve ilk günahlar boşalmadan sokaklara

paltomun içinde son kez yaşamak

unutabilirserm ölüm nöbetlerini

yeniden dirilmek mezar taşlarında

son mektubu okuyorum güneşe az kala

Ben Bir Tanrı Elçisiyim

beni unutma



ah bu kırık sandalyeler

terkeder ya salonları

seccadeler yüzümü hırpalıyor

kırkk bir minare yükseliyor içimde