"Ondaki köle öldü ve özgür bir adam doğdu"

 

KİTABI TUTUKLANAN YAZAR: VASİLİ GROSSMAN

Sema AKSOY

"Yaşam ve Yazgı", "Her Şey Geçip Gider" gibi yazıldığı dönemde fırtınalar koparan pek çok esere sahip olan Vasili Semyonoviç Grossman, 1905 yılında asimile olmuş Yahudi bir ailenin çocuğu olarak  Ukrayna'da; Avrupa'nın en büyük Yahudi topluluklarından birinin yaşadığı Berdiçev şehrinde dünyaya gelir. Fransızca öğretmeni olan annesinden iyi bir Fransızca eğitimi alan Grossman ortaokulu Kiev'de bitirerek Moskova Devlet Üniversitesi'nde kimya eğitimi alır ve burada asıl mesleğinin edebiyat olacağını anlar.

"Ondaki köle öldü ve özgür bir adam doğdu"

Donbass sanayi bölgesinde maden güvenlik müfettişi olarak çalışırken kaleme aldığı öyküler, Maksim Gorki, Mihail Bukgakov, İzak Babel gibi döneminin ünlü yazarlarının övgüsünü kazanır. Zamanla "muhalif" bir tavır benimseyen yazar için Tzvetan Todorov "Grossman ünlü ve başarılı Sovyet yazarları arasında tavır değiştiren tek yazardır ya da en azından birkaç yazardan biridir. Ondaki köle öldü ve özgür bir adam doğdu" der.

Grossman'ın yalnızca "muhalif" yazılar kaleme aldığı için değil, eşi Olga Mihaylovna'nın, kendisinden bir yıl önce tutuklanan Boris Guber'den olan çocuklarını evlat edinerek onların "halk düşmanlarının" çocuklarının gönderildiği kamplara gönderilmesini engellediği ve Olga Mihaylovna için NVKD adlı Sovyet gizli servisine mektup yazarak serbest bırakılmasını sağladığı için oldukça cesur olduğunu söylemek mümkündür. Bu olay için Grossman'ın yakın arkadaşı Semyon Lipkin "Devletin baş celladına böyle bir mektup yazmaya çok az insanın cesaret edebileceği" yorumunu yapar.

 "Annesi yoktu, omuzlarındaki ağırlığı alacak kimsesi yoktu"

Grossman ölümüne dek kendisini ve karısını annesi Yekaterina Saveliyevna'yı 1941'de Alman saldırısı başladığında Berdiçev'den çıkaramadığı için suçlar. Karısını suçlamasının nedeni annesiyle anlaşamayan Olga Miyahlovna'nın evde yer olmadığını söyleyerek savaştan kısa süre önce annesini Moskova'daki dairelerinde yaşamaya davet etmek isteyen Grossman'ı geri çevirmesidir. Annesi Yekaterina Saveliyevna Eylül 1941'de Berdiçev şehrinde yaşayan diğer 30.000 Yahudi'yle birlikte Almanlar tarafından katledilir. Grossman'ın ölümünün ardından bulunan zarfın içinde annesine yazdığı iki mektup ile Vasili Grossman çocukken annesiyle birlikte gösteren ve Grossman'nın ölü bir SS subayından aldığı büyük bir çukur içinde yüzlerce çıplak kadını gösteren iki de fotoğraf bulunur. İlk mektupta Grossman "Onlarca, belki yüzlerce kes senin nasıl öldüğünü, ölümle buluşmaya nasıl yürüdüğünü düşündüm. Seni öldüren son kişi oydu. O sırada hep beni düşündüğünü biliyorum" yazar. Ayrıca Grossman'ın pişmanlıklar ve acılarla dolu anne özlemi "Her Şey Geçip Gider" romanında çalışma kamplarında geçen 30 yıllık esaretin ardından özgürlüğüne kavuşan İvan Grigoryeviç için "Annesi yoktu, omuzlarındaki ağırlığı alacak kimsesi yoktu" şeklinde ifade edilir.

Grossman'ın eserlerindeki kahramanların neredeyse tümü yazarın hayatından izler taşır.  1952 yılında pek çok Sovyet yöneticinin Yahudi doktorlar tarafından öldürüldüğü hatta Bu doktorların Stalin'in canına kastettiği iddia edilerek bu doktorların ağır şekilde cezalandırılmasını için düzenlenen kitlesel imza kampanyalarına imza atan Grossman'ın hatasından duyduğu pişmanlığı "Her Şey Geçip Gider" eserinde aynı kampanyayı destekleyerek imza veren Nikolay Andreyeviç'le dile getirir. Nitekim doktorların suçsuz olduğu da daha sonradan anlaşılır.

 

Savaş muhabiri olarak Grossman

Grossman ikinci dünya savaşının başından itibaren Sovyet ordusuyla birlikte savaş muhabiri olarak Moskova, Kursk, Stalingrad ve Berlin savaşlarına katılarak cesareti, direnci ve yazdığı makaleler ve yazılarla yüksek rütbeliler de dahil olmak üzere askerlerin ve pek çok insanın beğenisini kazanır. Keskin nişancılar, generaller, pilotlar, askerler, köylüler, Alman esirler, öğretmenler siviller gibi pek insanla söyleşiler yapar. Söyleşilerinde insanları rahatsız etmemek için güçlü hafızasına güvenir ve not tutmaz. Ayrıca en kötü koşullarda, yarı karanlık sığınaklarda, tarlalarda, tıka basa dolu izbelerde yazı yazabilir. Ayrıca bu yazılar "savaşın acımasızlığını" öylesine gerçekçi anlatır ki "Treblinka Cehennemi" adlı Nazi ölüm kamplarını konu alan makalesi Nürnberg Mahkemeleri'nde belge olarak kullanılır.

Tutuklanan kitap: "Yaşam ve Yazgı"

Grossman'ın Komünizmi aykırı bir şekilde Nazizmle neredeyse eşitlediği "Yaşam ve Yazgı" romanı "Haklı Dava" romanının devamı niteliğindedir. Sovyet toplumunun her katmanından insan tipinin bulunduğu "Yaşam ve Yazgı"yı o dönem koşullarında yayınlatmanın mümkün olmadığı açıktır. Fakat etrafındakilerin öğütlerine kulak asmayan Grossman eserin elyazmasını "Znamya" editörüne teslim eder. Ardından evine gelen üç KGB görevlisi elyazmasına, daktilo şeritlerine ve hatta karbon kopya kağıdına dahi el koyarlar. Bu olay Sovyet yetkilerinin bir kişiyi değil bir kitabı tutukladığı Soljenitsın'ın "GULAG Takımadaları" romanından sonra ikinci olaydır. Yazarın kuzeninde ve iki daktilocuda bulunan kopyalara da el koyan KGB görevlileri Grossman'ın iki kopya daha yaptırmış olduğunu hesaba katmaz. Romanını sonsuza dek yayımlatamayacağını düşünen ve umutlarını hepten yitiren Grossman'ın sağlığı kötüleşir, 14 Eylül 1964 günü Berdiyev'le Yahudilerinin katledilişinin yirmi üçüncü yıldönümünde hayata gözlerini yumar.