"Bizim geçmişle işimiz bitse de geçmişin bizimle işi bitmemiştir."

 

Genç Bir Şairin Notları – Zeynep Tuğçe Karadağ ile hayata dair kısa kısa 

 

Dünyada geçirdiğiniz yaşam tecrübenizden ne öğrendiniz? 

 Gündelik hayattan bir kaçış yolu bulmanın şart olduğunu.

Yaşamın neresindesiniz? Kıyısında, köşesinde, derininde, gerisinde, ötesinde?

 Yaşamın dışına çıktığım çok olmuştur. Şimdilik kenarındayım.

Yazmak nedir?

 Yazdığım türe göre tanımlamam değişir. Düzyazı yazmak kafamı boşaltan bir eylem iken biyografi yazmak dikkatli bir sürüş gibi oluyor. Şiir ise kaygılı ve sancılı bir süreç.

“Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç?” diyor yazar. Siz niçin yazıyorsunuz?

Kurtulmak için.

Kabiliyet, ilham, emek, birikim, dert. Yazarlık için sizin sıralamanız nasıl?

Dert, birikim, kabiliyet. İlhama inanmıyorum. Çabaya inanıyorum.

Bilinmek, paylaşmak, kurtulmak, dertleşmek. Yazma eylemi size hangi duyguyu yaşatıyor?

Yazmak bende öncelikle kurtulma hissini uyandırıyor. Şiiri tamamladıktan sonra kendimi iyi hissetsem de sonrasında yazmaya başlamadığım şiir için endişe süreci başlıyor.

Okuyucudan beklentiniz?

 Tamamıyla olmasa da anlaşılmak.

Herkesin hayatı anlatan bir kelimesi vardır. Sizin kelimeniz hangisi?

Bekleyiş.

 

Yazarken tıkandığınız anlarda ne yaparsınız?

 Yazmayı bırakıp okumaya ve izlemeye ağırlık veriyorum. Bunlar da işe yaramazsa yolculuğa çıkıyorum.

Okurken kitaba nasıl davranırsınız?

Etkilendiğim cümlelerin altını çizerim. Bazı insanlar bunu kitaba kötü davranış olarak algılasa da benim için kötülüğün aksine bütünleşmek gibi.

En sevdiğiniz üç kitap?

Budala (Dostoyevski), Büyücü (John Fowles), Denizin Çağırışı (Kemal Bilbaşar)

En sevdiğiniz üç film?

Kes, Zerkalo, Ah Güzel İstanbul.

İnsan nasıl özgürleşir?

Kendini kandırmayıp tamamıyla benliğini ortaya koyarsa bir nebze de olsa özgürleşir. Ve asıl özgürlük kimseye ihtiyaç duymamaktan geçer.

İnsan geçmişinden kurtulabilir mi?

Çok sevdiğim Magnolia filminde bu konuyla ilgili şöyle bir replik var: bizim geçmişle işimiz bitse de geçmişin bizimle işi bitmemiştir.

Dünyamızın geleceğine dair en büyük endişeniz?

İletişim problemi. Gözün göze değmemesi.

Sevgi mi, aşk mı? Neden?

Güven, benim için iki kavramdan da önemli.

Bir yazar için yol ne anlam taşır?

Hatıraların yoğunlaşarak beyne hücum etmesi, bazen hesaplaşma, bazen de bir ayrıntıyı fark ederek hayrete düşüş.

Yolda olmak mı? Yolun sonunu görmek mi?

Yolda olmayı yolun sonunu görmeye tercih ederim. Hiç bitmeyecek bir yolu hep düşledim.

 

Yalnızlık nedir?

Bir tercih olan yalnızlık vardır bir de insanlar tarafından yalnız bırakılmak vardır. Seçilmiş yalnızlık biraz da ait hissetmemekten, muhatap bulamamaktan, insan ilişkilerinin yoruculuğundan kaynaklanır. En azından benim için bu şekilde.

Türk şiiri nerede duruyor bugün?

Bana kalırsa ülkemizin, diğer ülkelerin önünde olduğu sanat şiirdir. Türk şiiri dinamikliğiyle önümüzde oldukça iyi bir yerde duruyor.

En beğendiğiniz üç şair?

İsmet Özel, Ergin Günçe, İlhami Çiçek

Şiirinizi üç kelimeyle anlatmak isteseniz hangilerini seçerdiniz?

Buluşçu, yalnız, karanlık.

Niçin şiir okumalıyız?

Özün kabuğunu çatlatabilmek için.

 Şiirleriniz sizden çıkıp okura ulaştığında, onları kıskandığınız ya da özlediğiniz oluyor mu?

Kıskanmak ya da özlemek olmuyor fakat gerçekten çok iyi olduğunu düşündüğüm bir şiiri yazdıysam, o şiiri geçme isteği oluşuyor.