BİR REKLAM

.

"Yaşamın tam ortasındayım galiba."

 

 

Yazar Ahmet Melih Karauğuz ile hayata dair…

Röportaj: Mehmet Emin Karakaş 

 

Dünyada geçirdiğiniz yaşam tecrübenizden ne öğrendiniz?

Olanda hayır vardır ve insan çok acelecidir. Bir olayın sonunu görmeden, başında tepki vermek insanı fazlaca yoruyor. Hayır ya da şer olduğunu görmek için beklemek gerekiyormuş.  

 

Yaşamın neresindesiniz? Kıyısında, köşesinde, derininde, gerisinde, ötesinde?

Yaşamın tam ortasındayım galiba. İmtihanın, çabanın, kavganın, arzuların, emellerin, hayallerin her biriyle birlikte.

 

Yazmak nedir?

Yazmak hatırlamaktır. Hatırlatmaktır. Bir oluş ve bozuluş halidir. Süreçtir.

 

“Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç?” diyor yazar. Siz niçin yazıyorsunuz?

En başta elbette yazarla aynı sebeple başladı. Kendimi yalnız hissettiğim bir anda başlamıştım yazmaya. Daha sonraysa bir hatırlama, üretme ve insanların hayatlarına dokunabilme umuduyla yazmaya başladım. Belki bir şekilde kendi dünyamda yaşadıklarımın benzerini yaşayıp ya da hikayelerimde/metinlerimde kendine dokunan yerler bulup hayata farklı bir yerden bakabilir insanlar diye. Ama en temelde hala bence kendim için yazıyorum. Yaşamayı öğrenerek. Yaşamayı öğrenince yazmak bitmez inşallah.

 

Kabiliyet, ilham, emek, birikim, dert. Yazarlık için sizin sıralamanız nasıl?

Dert/ilham. Bu ikisini bir tutuyorum. Yani ilham da bir şekilde dert ettiğimiz şeylerin etrafında dolaşırken geliyor. Ancak birikim olmadıkça dert de ilham da olmuyor. Sonra elbette kabiliyet de önemli ama emek her şeyden önemli. Emek en son gelse de her şeyi kaplayan bir durumda. 

 

Niçin sosyal medyadayız?

Eskiden bir tercihti sosyal medya ama artık bir zorunluluk. Şirketler/okuma grupları/vakıflar/dernekler/iş yerleri vs. her bir yer artık bize sosyal medyada olmayı zorunlu kılıyor. Dışında kalırsın hiçbir şey kaybetmeyeceğiz ama sokaklar o kadar boş kalmış gibi gözüküyor ki bize bir şeyleri kaçırıyoruz korkusuyla oraya kaçıyoruz.

 

Okuyucudan beklentiniz?

Okuması. Bir okurdan fazlaca bir şey bekleme hakkımız yok bence. Zaten para vermiş ya da zaman vermiş ve eserimizi almış okumuş. Bundan daha fazlasını beklemek olmaz.

 

Herkesin hayatı anlatan bir kelimesi vardır. Sizin kelimeniz hangisi?

Ölüm.

 

İnsan ne ile yaşar?

İnsan sevgiyle yaşar. Sevmek için de insanlar gerekir. Yani insan insanla yaşar severek.

 

En sevdiğiniz üç kitap?

Tatar Çölü – Dino Buzzati

Dönemeçte – Tarık Buğra

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü – Etgar Keret

 

En sevdiğiniz üç film?

Welcome

500 Days of Summer

Arabalar serisi

 

Dünyamızın geleceğine dair en büyük endişeniz?

Dünyanın geleceğine dair bir endişem yok. Çünkü dünyanın gidişatını değiştirmem zor. Her ne olacaksa “felaket” anlamında o zamanda yaşıyorsam muhtemelen orada yaşayacak ve ona dayanabilecek bir dayanıklılık verilmiştir bana. Bugünüm için endişeliyim. Çünkü insan halden hale giriyor ve yanılıyor çoğu yerde.

 

Bir yazar için yol ne anlam taşır?

Yol insanı oldurur. Yolda insan düşünür. Düşündükçe bir düşün içine düşer diyebiliriz. Bu düşte doğru kararlar verir, güzel sorular sorarsa ve en nihayetinde de yol bittikten sonra düşten uyanıp harekete geçerse işte o zaman insan gerçek manada olgunlaşır. Bir anlamda yol yazı gibidir. Belirsizdir, tehlikelerle ve güzelliklerle doludur. İkisi de bittiğinde insan bir yere vardığını düşünürse mutludur. Vardığı yerden memnun değilse çıkmaza düşmüştür.

 

 

Yalnızlık nedir?

Yalnızlık etrafınızda sizin dediklerinizi duyacak, anlayacak, sesinize ses olacak kimse olmadığını fark ettiğinizde hissettiğiniz o derin boşluktur.

 

Türk şiiri/romanı/öyküsü/sineması nerede duruyor bugün?

Türkiye’nin politik olarak değil ama iktisadi, sosyal anlamda durduğu yerden çok da uzakta değil. Çünkü bütün bunlar yazımızı da etkiliyor. Ama sokağın uzağında duruyor büyük oranda. Yazarının kendi zihninde yaşıyor. Ya da ben son zamanlarda çok fazla Tarık Buğra okuduğum için o romanlar beni biraz manipüle ediyor düşünme konusunda, bilemiyorum.

 

En beğendiğiniz üç şair?

Turgut Uyar

İsmet Özel

Nesibe Emine Aktı

 

 

Şiirinizi/romanınızı/öykünüzü/yazılarınızı üç kelimeyle anlatmak isteseniz hangilerini seçerdiniz?

Zamanı anlama çabası

 

Niçin şiir okumalıyız?

Çünkü bilmek isteriz hangi suyun sakasıyız. Bize şiir bunu bildirmese de bunu bilme arzusunu içimize yerleştirebilir.

 

Son niyetine. Sular ne zaman durulacak?

Burası dünya. Dünyada hiçbir zaman. Ama elbet bir gün, bir yerde, bir şekilde.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile