"Perdeyi ancak kendi yüzüne çeker insan"
"Aşk Zamanı" ve sevgili Emir Osmanoğlu'nun bu film üzerine yazdığı aynı adlı şiiri. 











Aşk Zamanı
(in the mood for love)*
Emir OSMANOĞLU


ölüm zamanı yaklaştıkça
aşk zamanı kaçıyor elden
tedirgin, kasnak ve ağır baldırlarla
zamanlar hiç de tayin edilmiyor



yalnızca bulanık bir bakış
tanımdan uzak insan dehasından da öte
her yaşın kıskanmak gereken yönüdür bu:
perdeyi ancak kendi yüzüne çeker insan



koca bir adamdan sadece koca olur
genç bir kadından tapılası karanlık bir silüet
merdivenler neyin simgesidir ki
durmadan birileri iner ve çıkar
ve sen Bayan Chan
elinde yemek taslarıyla
yolda seni kiminle bıraktığını bilmeyen;
kocana mı koşman gerek
merdivenleri inmen çıkman
başkasını sevebilirsin ama, yani Bay Chow'u
asil yüzün sahibine alışıktır yani kocana
Bay Chow her akşam üzgün kadını görünce yani seni
yani çehresine beklemekten yerleşmiş olan yolu,
hüznü, karanlık ve yağmuru ve ıslak caddeyi
hepsinden öte
kendisine bakmaktan hoşnut değil
yani aşka yaklaşmaktan
çünkü o da senin gibi
çünkü o da;
"only for you" demekten çekingen.



darlık veren, ağırlıkta usta olan mekânlar değil Bay Chow
nereye kaçsan darlık seninle beraber
Bayan Chan peşinsıra gelmez ama seni bulur
Singapur öyle uzakta değil
otelleri korunağın yapmaksa kırmızı kadından
sigarada bir ruj lekesi
sarhoşluktur uyarır, kadın sana buldurur kendini

tane tane pilav yemekle
karanlık bir aşkı yudumlamak aynıdır
bilemezsin o, yani Bayan Chan sırr-ûl esrardır

*Hong Kong'lu yönetmen Von Karl Waig'in filmi üzerine