bilye 1

Biz bir büyüdük anlatamam.

 

Biz bir büyüdük anlatamam.''Büyüdük.'' diyebilecek kadar büyüdük.

Yaş alıp yaşlanmayacağımız çağımızın son demlerini yaşamaktayız çağdaşlarımla.

.

Elimde kolumda hatta boğazımda tonlarca ağırlıktaki üç koca valizle hiç bilmediğim şehrin havalimanında adını ilk defa duyduğum banliyö trenini ararken valizimin bozulan tekerleğiyle bir yaş aldım. Sonra bana yardım eden benden üç yaş küçük İzmirli bir kıza verdim o yaşı. Çünkü 18'in altındaysak genelde meraklıyızdır reşit olmaya.

Sonra tamamıyla farklı üç cadımla aynı odayı paylaşırken, uyum sağlamaya, tanımaya, anlaşmaya çalışırken çöktüm. Kahkahası, sohbeti, sabahlaması, paylaşımı bol günlerle dirildim.

Kart oyunları öğrendim, tavlada gezegenler keşfettim.

Dost adaylarımın niyetlerini anlamanın, Dost Kazığı oynamak kadar kolay olmadığını gördüm.

Blöf'ün tillahını deneyimledim.

.

Kahve konusunda bi' Vedat Milor oldum. İstemsiz bir şekilde o kuş parmağı havalanmaya başladı envai çeşit kahve denerken.

Çayı şekersiz içmeye başladım aslında çay içmeye başladım çünkü büyüdüm.

.

Oy verdim. Kötünün iyisine dedim ''Evet''i , yarım ağızla.

.

Ailemi özledim, çok özledim.

.

İzleyebildiğim kadar film izledim. Oscar bahislerine girdim. Yirmide on altıyla galip geldim. Ödülümü hala alamadım o ayrı. '' Sayın toplumu sallamayan sosyolog, sizi bekliyorum!''

Müzik de tarz aradım. Tonlarca az bilinmiş grup keşfettim. Sıkılana kadar dinledim.Ama The Beatles ve Manço'nun üstünü bulamadım.

.

Çağdaşlarım da ortalama benim gibi yaşadı bu seneyi. Benden fazla ama eksik değil. Sevenler, sevilenler, sevmiş gibi yapanlar, kocaman kavgalar yaşayanlar, içli içli ufacık ağlayanlar, üniversiteli ruhuna kendilerini aşırı kaptıranlar, ergenlikten kurtulamayanlar, lisenin tıraş yasağına karşı bu sene öç almak duygusuyla yanıp tutuşan Gandalf'lar, nişan yüzüklerini bu sene- ne hikmetse- atanlar, saçlarını kızıla boyamayınca büyüdüğünü hissedemeyenler, topukluyla ceylan gibi sekenler, ağız dolusuyla '' vize, final, büt '' kelimelerini kullananlar, en önemlisi de ehliyet fotoğrafını sosyal medyada paylaşanlar.

.

Diyorum ya biz bir büyüdük anlatamam.

Büyürken bazı şeyleri yanımıza almayı unuttuk. Saflığımızı mesela. Hayal kurmayı, paylaşma alışkanlığımızı, korkularımızı utanmadan belli etmeyi en önemlisi de ön yargısız sevmeyi unuttuk yolculuğumuzda. Neler unutacağız daha kim bilir.

En az hasarla yaş almamız umuduyla. 

Mum sayısı gurur olsun bize, hüzün vermek yerine. 

Her yeni gün iyi ki doğalım.

İyi ki var olalım.

(Bu yazı 18 Nisan 2014 tarihinde yazarın blog sayfasında da yayınlanmıştır.)