Ben büyük olmak istiyorum babacım!

 



- Yusuf 10 Eylül 2016 itibariyle 3 yaşında. Kuzucuk, yavrucuk, bıdık, gıdık derken 3 yılı doldurduk. Bir tek tosuncuk diyemedik, çünkü zayıfcana. Buna da şükür…

- Artık 4 kelimelik cümleler kuruyor kerata. Soru soruyor, eleştiriyor, kızıyor, anlamaya çalışıyor, uyanıklı yapıyor. Henüz her gördüğüne "Bu ne?" diye sormaya başlamadı. Biraz aksi, horoz gibi diklenip bazen benimle kavga ediyor, hatta dövmeye kalkıyor,  ne de olsa genleri Trabzonlu. Rafadan Tayfa'nın Kamil'i ile Mert'i arasında gidip geliyor:)))

- Baba değil babacık diye bir yazı yazmıştım. Babanın babacığa dönüş hikayesini anlatıyordu. Yusuf inat yapar gibi bana aürekli babacım diyor. Biraz da TRT Çocuk etkisi var tabi. Orada gördüğü çizgi filmlerde insanlar o kadar sevecen ki "anneciğim, babacığım, canım kardeşim" hitapları havada uçuşuyor. Duyan, gören hoşlanıyor ama ben Yusuf'un babacım yerine baba demesini isteyenlerdenim. Ne o öyle her cümlesi "aşkım"la, "hayatım"la başlayan ya da biten karı koca muhabbetleri gibi. Üstelik böyle konuşanların derinde büyük kavgaları vardır da ancak böyle gizlerler. Baba asıl ve genel bir ifadedir, çocuk özel durumlarda babacım demeli. Fakat sanırım boşa direniyorum. Çağ babanın değil babacığın çağı:)))

- Artık Yusuf'un ilklerini yazmayı bıraktım. Yaşadığım an bir yerlere not edeyim dedim başaramadım. Ne de olsa zavallı modern şehir insanıyım, bir konuya bu kadar uzun süre ilgi gösteremem:)))

- Ne anladım bu 3 yılda? Çocuk evin bereketidir, doğru. Tolstoy Kroyçer Sonat'ta insan çocuk yapmak, aile olmak, Tanrıya iyi bir kul olmak için evlenir fikrini savunur, doğru. Karı koca sen ben olmaktan biz konumuna çocukla kavuşuyor. Evlenen arkadaşlarıma "derhal çocuk yapın" diyorum. Boşverin modern saçmalıkları, bilimsel safsataları, biraz kendimizi yaşamak istiyoruz mavralarını, çocuk yapın. Birbirinizle didişmeyi bırakırsınız.  Baba olmak sadece çocuk sahibi olmak değildir. Maddi-manevi itibarı ve sorumluluğu yüksek güçlü bir kimliktir.

- 3 yaş, çocuğun kaslarının ve beyninin iyice geliştiği, ele avuca sığmadığı, büyüme isteğinin yeşerdiği, yavaş yavaş neyi niçin istediğini bilmeye başladığı yaş. İznik Gölü kenarında gezerken Yusuf, "denize girmek istiyorum" dedi. Hava soğuk olduğu için mazeret olarak "Olmaz. Büyüyünce denize girersin" dedim. "Ben büyük olmak istiyorum babacım" deyiverdi. "İşte" dedim, "oğlumun büyüme isteği şu an itibariyle başlamıştır." İznik'te deniz yok demeyin sakın, küserim:)))

- Çocuk büyütmek bu devirde zor laflarına itibar etmiyorum. Hem devlet, hem özel sektör o kadar çok seçenek sunuyor ki ailelere, nerdeyse 2 yaşında senden alıp kurtaracak seni. Bir de şikayet ediyoruz. İnsan garip bir varlık, hayat ne kadar kolaylaşır, seçenekler ne denli artarsa o kadar şikayeti artıyor hayattan. Dostoyevski haklı, insan tutarlı bir varlık değil ve kendisi için her zaman iyiyi de istemiyor.

- Çocuğun elinden tableti alamıyorum, telefonda oyun oynayıp duruyor şikayetlerinin ne kadar anlamsız olduğunu gördüm bu 3 yılda. Parklarda, bahçelerde, AVMlerde, apartman önlerinde çocuğunu oynatan anne babaları gördüm. Çocuğunu getiriyor parka, sen oyna ben telefona bakayım deyip köşeye oturuyor. Çocuk bir süre oynayıp sıkılıyor, sonra gidip anne babasına ekşiyor. Telefon, tablet istiyor. Çünkü orada onunla oynayan bir yazılım var. Eğer çocuğunla beraber oynarsan ne tablete heves ediyor, ne oyuna. Okul arkadaşlarında görüp heves edinceye kadar durumu kurtardık gibi görünüyor:)))

- Çalışıp para kazanan anneyle ev hanımı anne arasında büyük bir fark olduğunu düşünüyorum. Ev kadını olan anne kesinlikle çalışan anneden daha faydalı oluyor çocuğun psikolojisine. Çocuk da yaparım kariyer de lafları palavradan ibaret. Çocuk bizden para ve imkan değil zaman ve ilgi istiyor. Hafta sonu çocuklarını spordan kursa, etütten maça arabasıyla götürme imkanı olan baba, babalık yapmıyor, Yapı Kredi reklamındaki gibi para kaynağı oluyor sadece. Başarılı erkeğin arkasındaki kadın işe giderken çocuğunu kreşe ya da okula bırakan kadın değil, elinden tutup onu parka  götüren kadındır.