Beni dışarda bırak

kör yataklar içinde kıvranırken

gövdeni aç

ve beni boşalt

bir hafiflik bul ölüme dürülmekten

kaldır umutlarını

kaldır ve sonsuza kadar yıka



Seni yok saymak için sevmedim

söndür uykularını

ey kalbimin balkonuna akan güneş

intihar ışıklarını kapat

yola düştüğün heceyle gel kapının önüne

yolu birleyen duvakla evime buyur

adresi belli değil bu bir vehimdir

şehirler içinde başka şehirdir

nerde diye sorma

mekan tutmasın yüreğini

ne vakit diye bekleme

zaman yakmasın gözlerini.

Gecedir

karanlıkta güller için

elleriyle yüzüne hayat taşıyan kadınım

bir şehrin

bütün sokaklarını gezmektir gözlerin

bırak dibe vuran ben olayım

sen zaten o yüreğinle

yalnızlığa dünden davetlisin



işte söyledim

sabaha bir kadın

göğsünde yarıklarla girdi

geceyi ağırlayan koynunda

bir boşluk bütün çığlıkları geçti



beni dinlersen

sana haber vereyim

daha dün rüzgardan saklanan

korkulan ve korunan meraktın

yeni caminin kayan yıldızı atların denize kaçanıydın

varıp düşmana yetişir gibi

kendine yetişmek için hızla koşardın

bu günah nasıl olsa yitecek

bu merak bitecek sanırdın

belki dünya seni böyle zorlamazdı

insanı insana hiç sormasaydın.



şimdi kalk

şimdi yürü benimle

yürü kimselerin yürümediği bir yerde

sen de onlar gibisin ne çare

nasıl da bırakıp giden hayretler gibi



rivayetim sana olsun

insan ki sonsuzluk acısıdır derim

varsın acısın bana ışık görmeyen acılar

ben yine de senin acını isterim