Mağara

KÜLTÜR SANAT EDEBİYAT

Yıl: 1 Sayı: 4 Ağustos-Eylül 1999

Kapak Yazısı


Şiir, bir bardağın taşan ilk damlası. Bu taşma yorucu, evreli ve ağır bir dolumun ürünü.

 

Şairden bağımsız olsun veya olmasın, şiir, bir ödül. İşkencenin (şairce yaşamanın) ödülü. Her okuma yeni anlamların vatanı, çünkü bardağı dolduran her damla ayrı bir mihenk taşı. Damlalar, şairin malzemesi; kelimeler. Işık saçmak için yanmak gerektiği gibi taşmak için de dolmak gerek. Şairi dolduran suyun adı YAŞAMAK.

 

Şair hayat bahçesinde uzun soluklu bir çiçek. Bakımı gönülden, içsel. İşi, dünyaya gebe kalmak. Ona düşen; hayatı kıskanmak yerine onu kıskandıracak bir dünya doğurmak, yeni dünyalar inşa etmek.

 

Yeni bitkilerin yetişmesi için yeni topraklar gerekli. Şair, yeni topraklar üretmek için var.

 

Etrafında dönüp duran dünyayı içine çeken şair, önce onu kelimeleriyle yoğurur, düzen ve estetik verecek bir şekle sokar, bu arada o şeklin ruhu yüzüne vurmuştur, sonra serpilmeye, kelimeleriyle beslediği iç dünyasını bütün iklimlere göğüs gererek dağıtmaya başlar. Yeni bir dünya doğmuş ve nihayet şiir, şairden çıkmıştır. Yaşamak artık zorunludur; şiir için, şiir adına, şiirle dolu.

 

Şair, yazdıktan sonra ne şiire, ne de yorumuna müdahale edemez. Çünkü her şair taze bir hayat kokusudur.