KİTABE

Mecid SADIK

 

İbrahim YENEN'e...

 

Her şey bildiğin gibi dostum.

Her şey mazisi kadar körpe ve sıcak

tesadüfe yer kalmadı haznemde

eskiciler gülüyor canım yanacak.

Asırlardır kaynayan yanardağ sükutuyla

ruhumu avutuyor cümle herzeler

güya aşka düşecek

göğsümde yârimin saçlarıyla

hiç kırılmadan uyuyacakmışım

bir şafak yaprağında keşfetmeden yüzümü

iyimser delikanlı yüreğimle

münafık hayallerim olacakmış.

Ne çare ki kaderim

günahkar bir kalemin ucuyla

desensiz cennetler örüyor

nefsimin yetmediği arzulara.

 

Muhayyilem aldatıyor rüyalarımı

parmaklarım geceyi yoğururken

imanımı yorgan bilip kalbime

çerçevesiz bir aşkın varlığıyla susuyorum.

dokununca kanayan

bir gurbet mektubu olmak isterdim

şeytanın ihaneti kadar eski

tanrının müjdesi gibi

hep taze kalmak

ancak nehirden coşkularla

mel'un bir şehrin semasından

kutsal yakamoz mehtabıyla

Düşlerine sıkmak.

 

Herkes bildiğin gibi dostum.

Malum efsanelerin

Meçhul kahramanlarıyla dolu sokaklar

Kepengi açılmamış dükkana benziyor hayat

Devrik çınar kovuğundan

Serin gölgeler umuyor insanlar.

doğasını kaybetmiş

kızgın bir ressamım ben

tabiat arıyorum aynalara inat.

Gecenin öteki yarısında kapını çalan

ömür güneşinde yanmak isterdim

eski bir hakikat gibi

hep taze kalmak

sonra yetim çocuklardan sorup

telaşlı annelerin şefkatiyle

seni aramak.

 

Her şey bildiğin gibi dostum.

eski bir deniz kıyısında

soğuk kumsal akşamına çizdiğimiz

taze ölümler yaşıyorum.