Sınıf arkadaşıydık. Yedi sene beraber okuduk. Kızların en çalışkanıydı, hatta okul birinciliği için yarışıyorduk. Hiç ummadığım halde binde beşlik oranla benim birinci olduğumu öğrenince ben de Latife de şok olmuştuk. O üzüntüden, bense sevinçten. Aslında benden daha iyi bir öğrenciydi. Sayısal derslerde o üstündü, sözel derslerde ise ben. Ama ben (Kur'ân-ı Kerim, Arapça gibi) dinî derslerdeki başarımla ona küçük de olsa fark atmıştım. Bugün bile okul birinciliğinin benden çok onun hakkı olduğunu kabul ediyorum. Artık bir önemi olmasa da...

 

Fakülteyi kazanıp Ankara'ya yerleştikten sonra arada bir ortaokul ve lise hayatımın geçtiği Yunak'tan birine denk geldiğimde "Latife ne yaptı ki acaba?" diye mutlaka sorardım. O sene kazanamamış, ertesi sene mühendisliğe başlamıştı sanırım. En son Konya'da bir fabrikada müdür olduğunu duyunca çok sevinmiştim. O her zaman benden daha iyisini hak etmişti.

 

Neredeyse on yıldır gitmediğim Yunak'a birkaç hafta önceki gidişimde öğrendim son durumunu. Döndüm, bir hafta sonra Latife'nin ölüm haberi ilişti kulağıma. Önce bir trafik kazasında öldüğünü öğrendim, sonra liseden bir arkadaşla -Osman Karataş'la- konuştum, Konya'da aylar önce kaldırımda yürürken bir arabadan fırlayan parça çarpmış Latife'ye. Dört-beş ay hastanede yaşam mücadelesi vermiş. Nihayet yenilmiş ölümle. 

 

Latife ideal bir öğrenciydi, terbiyeli, ahlâklı, çalışkandı. Cıvıl cıvıl, konuşmayı seven, kötü not alınca oturup ağlayan, iyi not alınca sevinçten çığlıklar atan bir coşkuya sahipti. Yaşamayı seviyordu. Ama yalan dünyamız Latife gibi iyi insanları pek sevmediği için uzun süre dayanamadı varlığına. Ölüm haberini duyduğumda, önce sitem ettim içimden, "Allah'ım! İyi insanlar erkenden gitmek zorunda mı?" Arkasından "Allah sevdiği kulunu erken yanına alır" diyebildim Latife için.

 

Bir an düşündüm telefonu kapatınca; yedi sene boyunca nasıl da başarmak için amansız bir yarışı sürdürmüştük Latife'yle. O kadar mücadele boşuna mıydı? Bunun için miydi?

 

Yunak İmam-Hatip Lisesi 12-A sınıfından Hakk'ın rahmetine kavuşan ilk arkadaşımız Latife oldu. Herhalde içimizde en çok sevilen oydu ki!...

 

Latife Şekeroğlu. Güle güle arkadaşım! Mekanın cennet olsun.